6 Kasım 2008 Perşembe

LEVREK BALIĞI Percifonnes Dicentrarchus labrax Serranidae

LEVREK BALIĞI

Percifonnes Dicentrarchus labrax Serranidae

Av yerinden yemine, av zamanına ve avlanma tekniğine kadar deneyim isteyen bir balık olan levrek, son derece kıvrak ve kurnaz bir balıktır.
Levreğin av mevsimi her ne kadar mayıs ortası-eylül sonu olarak tespit edilmişse de kasım, aralık, ocak ve şubat aylarında kısa akışlar yaptığı için aralıklı olarak av verebilir.
Levrek Serranidae familyasından olup, bilimsel adı Dicentrarchus labrax’tır. Avrupa levreği diye adlandırılır ve İngiltere sahillerinde, Kuzey Afrika, Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’de bulunur.
Levreğin küçüklerine halk ağzında “ispendek” adı verilir. Marmara ve Karadeniz’de 15 kiloyu bulan levrek balıkları, Ege ve Akdeniz’de 20 kiloya kadar ulaşırlar. Ancak en lezzetli olanları 1-2 kg. arasındakilerdir. Zaman zaman otuz-kırklık sürüler halinde dolaşır ve üst üste av verebilirler. Çok sığ, kırmalık ve sazlık, kuytu, sessiz yerlerde dolaşırlar. Kışın dibe yatıp oldukça hareketsiz bir halde dururlar. Yunus balıklarının başlıca yemlerinden oldukları için açık sulardan kaçıp sığ sahil sularında yaşamayı tercih ederler.
Füze şeklinde olan gövdesi yan taraflarından biraz basık olup derileri iri, parlak, iyice yerleşmiş pullarla kaplıdır. Çok lezzetli olan levrek balığı gerek ülkemizde ve gerekse Avrupa’da en makbul balıklar arasındadır. Levrek yerli balıklar arasında sayılmakta ise de, bazı sürüler ilkbaharda Akdeniz’den Marmara’ya, Marmara’ da bulunan bazı sürüler de Karadeniz’e çıkış yaparlar. Sonbaharda da iniş aynı şekilde olur.
En sevdikleri yemler, ilarya, sardalya, ispari, pisi, gelincik, dil balığı, yılan balığı yavrusu, aterina ve kraça gibi balıklar ile sübye, karides ve çağanozdur.
Levreğin en fazla av verdiği saatler güneş çıkana kadar gün ağarırken ve güneş batışından hemen sonradır.
Yoğun deniz trafiği, gemilerin yaptığı yakamoz, pervane gürültüleri zaten hassas olan bu balığın İstanbul Boğazı’ndaki av yerlerinden uzaklaşmasına sebep olmuştur. Ayrıca kıyılarımızda cahilce atılan dinamitler ve deniz kirlenmesi levreğin azalmasına bir diğer sebep teşkil etmektedir. Dinamitle balık avlamak bir av tekniği değil bir cinayettir. Bilinçsizce ve hırsla yapılan bu tür hareketler sadece levreğin değil birçok balık türünün yok olmasına yol açmıştır. Akdeniz ve Ege’mizin o güzel sahillerinde beş-on yıl önceki yerli balıklar bu tür ilkel avlanma sonucu yok edilmiştir. Balıkçılıkta amaç yok etmek değil, mevsiminde ve aşırı olmayan bir şekilde avlanmaktır. Dünyanın pek az ülkesine nasip olan bu zenginliği bilmemiz, düşünmemiz, anlamamız ve korumamız gerekir.

Levrek Balığının Avlanma Teknikleri:
1. Dip sürtmesi
2. Uzun olta (yemli)
3. Uzun olta (kaşıkla, yapay yemle)
4. Levrek çaparisi
5. Bırakma oltası

Dip Sürtmesiyle Levrek Avı:
Levrek ayında kullanılan klasik takım dip sürütmesidir. Kelebeğe (mantara) 50 kulaç uzunluğunda 0.60 numara yeşil veya parlak sarı renkte misina sarılır. Takımda kullanılacak misina balığın büyüklüğüne göre kalınlaştırılıp inceltilebilir. Örneğin 5 kg.’ın altında levrek balığı için 0.45 olta, 0.40 ek beden, 0.35 beden kullanılabilir. Ol- ta bölümünde kullandığımız 0.60’lık misinanın ucuna 20 mm’lik fırdöndü takılır. Fırdöndüden olta bölümüne doğru 2 karış mesafe alınarak misinaya 2 gr. ağırlığında çok küçük bir kıstırma sarılır veya takılır. Av sırasında sular çırpıntılıysa bu kıstırma, bedenin dipli gelmesine yardımcı olacaktır. Fırdöndünün boş halkasına ek beden olarak yarım kulaç uzunluğunda 0.50 misina bağlanır ve bu misinaya 20 mm’lik ikinci bir fırdöndü takılır. Fırdöndünün diğer halkasına 4 - 5 kulaç uzunluğunda 0.45’lik misinayla beden bağlanır. Bu bedenin ucuna da 2/0 - 3/0 veya 4/0 numara çelik, parlak çıplak iğne bağlanır. Sürütme takımında kullanılan başlıca yem karidestir. Canlı ve iri karides kullanıldığında çok iyi sonuç alınır. Yem oltaya takılırken, karidesin baş ucu ve yelpaze biçmindeki kuyruğu kopartılır. İğne karidesin kopartılan kuyruk bölümünden baş bölümüne doğru yürütülür ve ucu ense kökünden çıkartılır. İğnenin dışarda kalan ucu ikinci karidesin kuyruk bölümündeki ilk oynağın ortasından geçirilir. Böylelikle iğneye çift karidesle yem takılmış olur. Takımı hazırlayıp av yerine gelindiği zaman bir kişi takımı kullanır, diğeri küreğe oturur. Burada en önemli husus sessizliktir. Levrek çok ürkek bir balık olduğu için sandaldan veya küreklerden gelecek ses onu ürkütüp av mahallinden uzaklaşmasına sebep olabilir. Seçilen av yeri çok sığ sulardır. Kürek üstünde sandal hareket halindeyken olta 35 kulaç sayılarak yavaşça suya koyverilir. Burada maharet yemin dibe erişmesini sağlayacak biçimde akıntıyı ayarlayabilmektir. Kürekle çok ağır yolla gidilirken, oltayı kullanan kişi kürekteki arkadaşının kürek hareketine paralel olarak oltayı yarım kulaç kadar hafifçe kendine doğru çeker ve bırakır. Balık tutulduğu andan itibaren oltanın ustaca kullanılması, telaş edilmemesi, yerinde kalama verilip, yerinde sandala doğru çekilmesi ve hiçbir zaman boşluk verilmemesi lazımdır. Levreğin solungaç kapağı jilet gibi keskindir. Bu yüzden oltaya boşluk verildiği takdirde balık, bedeni solungaç kapağının altından geçirip kesecektir. Sandalın yanına kadar çekilen balık, kepçe veya kakıçla içeri alınır. Levrek nadide ve görünümü çok güzel bir balık olduğu için kakıçla zedelemektense, kepçeyle içeri alınması daha yerinde olur. Çok taze olınak şartıyla aynı takıma sardalya, aterina, mürekkep balığı da yem olarak takılabilir. Ayrıca çift karidesin iğneye diğer bir takılış şekli vardır. Her iki karidesin de baş bölümündeki sivri uç koparılır. İğne baştan kuyruğa doğru itilir ve kuyruk bölümünden çıkanlır, ayni işlem ikinci karidese de yapılır ve iğnenin ucu kuyruğun üstündeki birinci bölümden çıkarılır. Her iki şekli de denemekte fayda vardır.

Levrek Avı İçin Uzun Olta Çeşitleri:

Lüfer ayında kullanılan uzun olta talumının bir benzeri de levrek ayında kullanılır. Balığın büyüklüğüne, suların akıntısına ve takılacak yemlere göre levrek ayında kullanılan uzun oltalar da değişir. 2 kg.’ın altında balık için şayet yem olarak karides kullanıyorsak ve akıntı hafifse aşağıda belirttiğimiz tip takım tercih edilir. Av sırasında motor, sulara karşı yavaş çalışır. 30 kulaç uzunluğundaki 0.50 parlak beyaz misina bir mantara sarıldıktan sonra ucu 20 mm’lik çok sağlam üçlü fırdöndünün üst halkasına bağlanır. 2 karış uzunluğunda 0.60’lık parlak beyaz bir misina da aynı üçlü fırdöndünün alt halkasına bağlanır. Bu misinanın ucuna takılacak iskandil için bir kasa yapılır. Fırdöndünün yatay halkasına ise 4.5 kulaç uzunluğunda 0.40 sarı veya açık yeşil misinadan bir köstek takılır. Kösteğin ucuna da 4/0 numara kısa saplı çelik bir iğne bağlanır. Karides canlı veya cansız olarak bu iğneye kuyruk tarafından başa doğru itilerek döndürmek suretiyle takılır.
2 - 10 kg. arasında levrek için şayet yem olarak canlı gelincik, ispari, ilarya veya yılanbalığı kullanıyorsak ve sular da kuvvetliyse takım daha değişiktir. Av sırasında motor sulara karşı çalışır durumda ve akıştadır.
100 metre uzunluğundaki 0.70 parlak beyaz misina kelebeğe (mantara) sarılır. 7mm. çapında çelik sustalı bir halkaya üç adet 30 mm. büyüklüğünde fırdöndü geçirilir. Birinci fırdöndünün boş halkasına 3.5 kulaç uzunluğunda 0.60 numara misina bağlanır. Bu misinanın ucuna 25 mm’lik bir fırdöndü takılır. Fırdöndünün boş halkasına 4.5 kulaç uzunluğunda 0.60 numara bir köstek, kösteğin ucuna da 6/0 numara kısa saplı, çelik iğne bağlanır. Iğneye de aşağıda belirtilen usullerde yemler canlı veya cansız olarak takılır.
Çelik sustalı halkaya takılı üçüncü fırdöndünün boş halkasına 35 cm. uzunluğunda 0.70 numara misina bağlanır ve ucuna kasa yapılarak 1 kg’lık bir iskandil geçirilir.
Gündüz avcılığında ise yem yerine 4.5 kulaçlık kösteğe birbirine çelik halkayla eldenmiş sadece birinin ucunda üçlü iğne olan 2 no. uzun, yaprak şeklinde Fransız tipi kaşık bağlanır.

Levrek Çaparisi:

Levrek için bir başka avlanma usulü de çaparidir. Levrek çaparisinde 0.40’lık on iki adet köstek kullanılır. Beden san veya yeşil renkte misinadan olup 0.60 numaradır. Köstek uzunlukları 35 cm. olup iğneye bağlanan uçlarına sarma düğüm (çift düğüm) yapılır. İğneler 8 no. ‘dur. İğnelere horozun kırmızı ve beyaz renkte boyun tüylerinden beş adet veya kazın kınaya batırılarak parlak turuncuya boyanmış göğüs tüylerinden üç adet bağlanır. Köstekler, sağlı sollu puntolanmak suretiyle bedene tespit olunur. Kösteklerin birbirine olan mesafeleri 10 cm. ‘dir. Olta 40 kulaç uzunluğundadır. Kullanılan iskandil ise sulara göre 120 - 160 gr. ağırlığındadır. Av yerine gelindiğinde 1 mil süratle giden motordan olta 35 kulaç salıverilir. Balık oltaya atladığında motor durdurulur ve olta yavaş yavaş çekilerek levrek tekneye kepçe yardımıyla alınır.

Bırakma Oltası:

Levrek avında verimli sonuç verebilecek bir yöntem de bırakma oltasıyla avlanmaktır. Bu tür av şekli amatör balıkçıya bırakmaları suya koyverdikten sonra diğer bir av mahallinde avlanma fırsatı tanır. Amatör balıkçı avını bitirdikten sonra levrek için bıraktığı oltaları toplar, kontrol eder, balık tutulmuşsa tekneye alır, yem bozulmuşsa yemi tazeler. Gün veya gece boyunca dört defa kontrol edip yeniden bırakabilir. Görüldüğü gibi bırakma oltası levreğin kendi kendine yakalanmasını sağlar.
Takım şu şekilde hazırlanır: Bu tür takımlar 1-1.5 kulacı geçmeyen kırmalık, taşlı ve sazlık kıyılarda kullanıldığı için 40 x 40 cm.’lik ortası delik bir mantar veya köpük (streapor) parçasına 0.80 kalınlığında misinayla sıkıca bağlanır. Suyun derinliği ölçülerek misinaya 1.5 kulaçlık bir kalama verilip ucuna 1 kg. ağırlığında ortası delik yassı bir taş bağlanır. Yine bu taşın deliğinden geçirilerek bağlanan 25 kulaç uzunluğunda 0.60 kalınlığında yeşil veya sarı renkteki bedenin ucuna 13 mm’lik fırdöndü takılır. Fırdöndünün boş halkasına küçük çelik bir halka geçirilir, aynı halkaya içine fırdöndü gömülmüş 120-160 gr. ağırlığında bir iskandil takılır. Yine aynı çelik halkaya bir fırdöndü daha takılarak, bunun boş halkasına 0.50 kalınlığında ve yarım kulaçlık yeşil veya sarı misina bağlanır. Misinanın diğer ucuna 13 mm’lik bir fırdöndü takıldıktan sonra fırdöndünün boş halkasına 3.5 kulaç uzunluğunda 0.50 kalınlığında yine sarı veya yeşil renkte bir köstek takılır. Kösteğin ucuna da 5/0 veya 4/0 numara iğne bağlanır.
Kullanılacak yemler ise canlı olmak şartıyla ispari, ilarya, yavru yılanbalığı, gelincik veya iri karidestir. Levreğin geçiş yaptığı, yemlendiği av yeri tespit edildikten sonra ucunda canlı yem olan köstek yavaşça suya koyverilir. İskandil de yavaşça koyverilip dibi bulduktan sonra beden suya bırakılır ve ardından taş dibi bulur. Suyun derinliğine göre olta mesafesi ayarlanıp taşa bağlı misina dipten su yüzeyine dikey kalabilecek şekilde şamandıraya bağlanır ve şamandıra da suya bırakılır. Oltayı bırakan kişiye kürekteki arkadaşı hafifçe kürek çekerek yardım eder.
Bu şekilde hazırlanmış on-on iki, arzu edilirse daha çok bırakma takımı suya bırakılır ve yalan bir av mahalline gidilir. Levrek son derece kurnaz bir balıktır. Ancak sığ suda iğneye takılmış şaşkın şaşkın dolanmakta olan canlı yeme dayanamaz ve atlar. Işte bu sırada ilk tasma ve iğnenin balığın ağzına batmasını sağlayan ağırlık kösteğe bağlı iskandilden gelir. Daha sonra levrek sağa sola sert yüzüşler yapmaya başlayınca 1 kiloluk taş ve ağırlığı onu yorar. Yeniden bırakmanın olduğu yere gelindiğinde balık kayığa yavaşça kepçe yardımıyla alınır. Avlanma elle yapılmadığı için levrek yakalanınca oltaya istediği kalamayı verdirtip misinayı kulak arkasına atarak jilet gibi keskin solungaç kapaklarıyla kesebilir.

Hiç yorum yok: